Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana

F rat Suyu Kan Ak yor Baksana Bir Ada Hikayesi d rtl s sava lardan k r mlardan s rg nlerden arta kalan insanlar n Yunanistan a g nderilen Rumlar n bo altt bir adada yeni bir ya am kurma abalar n konu al r Umut roman n ba kahr

  • Title: Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana
  • Author: Yaşar Kemal
  • ISBN: 9789750807060
  • Page: 363
  • Format: Paperback
  • Bir Ada Hikayesi d rtl s , sava lardan, k r mlardan, s rg nlerden arta kalan insanlar n, Yunanistan a g nderilen Rumlar n bo altt bir adada yeni bir ya am kurma abalar n konu al r Umut roman n ba kahraman d r.Lozan da al nan m badele karar yla, Rumlar Yunanistan a g nderilmi ve sava larda yerini yurdunu yitirmi insanlar n Ege deki bu adaya yerle tirilmelerine karaBir Ada Hikayesi d rtl s , sava lardan, k r mlardan, s rg nlerden arta kalan insanlar n, Yunanistan a g nderilen Rumlar n bo altt bir adada yeni bir ya am kurma abalar n konu al r Umut roman n ba kahraman d r.Lozan da al nan m badele karar yla, Rumlar Yunanistan a g nderilmi ve sava larda yerini yurdunu yitirmi insanlar n Ege deki bu adaya yerle tirilmelerine karar verilmi tir Adan n kaderi Poyraz Musa n n geli iyle de i ir Adaya s nan e itli k kenlerden insanlar, Poyraz Musa n n deste iyle ya ad klar b t n ac lara kar n mutlu ayakta tutarak yeni bir ya am n filizlerini ye ertirler Ya ar Kemal a da d nyan n en b y k anlat c lar ndan biridir Onu okumak ya am n kendisini anlamakt r O, korkusuz bir kahraman gibi yaz yor John Berger Ya ar Kemal Homeros tan bu yana gelen en eski gleneksel anlat c d r Ba ka bir sesi olmayan bir halk n sesidir Elia Kazan Yitirdi imiz anlat m gelene ini ne mutlu ki Ya ar Kemal bumu Tarihi ve politikay alt st ederek yirmibe otuz y zy l sonra Yunanl ozan Homeros susmu ve s z s ras Troyal ozana Ya ar Kemal ge mi tir Robert Kanters

    • Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana By Yaşar Kemal
      363 Yaşar Kemal
    • thumbnail Title: Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana By Yaşar Kemal
      Posted by:Yaşar Kemal
      Published :2019-05-05T22:04:35+00:00

    About "Yaşar Kemal"

    1. Yaşar Kemal

      Ya ar Kemal was born as Kemal Sad k G k eli in 1926 in the Hemite village of Kadirli, Osmaniye, where his family, originally from the village of Ernis present day nseli near Lake Van, had settled after a long period of immigration caused by the Russian occupation during World War I The year of his birth is recognized as 1923 in some biographies After having left secondary school in his final year, he worked as a farmhand scribe, chief farmhand, substitute teacher, library officer, truck driver, and paddy inspector In the early 1940s, he came into contact with leftist artists and writers such as Pertev Naili Boratav, Abidin Dino, and Arif Dino he was imprisoned for political reasons for the first time when he was 17 years old In 1943, Kemal published his first book A tlar Ballads , a compilation of folkloric themes After completing his military service, he traveled to stanbul in 1946 and worked as a gas control inspector at the French Gas Company In 1948, he returned to Kadirli and worked for some time as a paddy inspector and later as letter writer for illiterate citizens He was arrested in 1950 for allegedly propagating Communism and served time at the Kozan Penitentiary After his release in 1951, he went back to stanbul and worked at Cumhuriyet newspaper between 1951 and 1963 as a short feature and interview writer under the penname Ya ar Kemal Meanwhile, he published his first book of short stories Sar S cak Yellow Heat in 1952 and nce Memed Memed, My Hawk , which has been translated into than forty languages, in 1955 In 1962, he joined the Worker s Party in which he served as member of the executive board and member of the central executive board He was prosecuted a number of times due to his writings and political activities He was among the cofounders of the weekly political magazine Ant in 1967 He participated in the creation of the Writers Trade Union of Turkey in 1973 and served as its first chairman in 1974 75 He was also the first president of the PEN Writer s Association founded in 1988 Due to an article he published in Der Spiegel in 1995, he was tried at the State Security Court of stanbul and was acquitted The same year he was sentenced to prison for 1 year and 8 months for an article he published in Index on Censorship, but his sentence was postponed With his amazing imagination, grasp of the inner depths of the human soul, and lyrical narrative, Ya ar Kemal became one of the leading name not only of Turkish literature, but of world literature as well Translated into than forty languages, Ya ar Kemal is the recipient of many awards in Turkey and than twenty international awards including Prix mondial Cino del Duca, Commandeur de la L gion d Honneur de France, Commandeur des Arts et des Lettres of the French Ministry of Culture, Grand Officier de la L gion d Honneur de France, Premi Internacional Catalu a, Peace Prize of the German Book Trade, as well as seven honorary doctorates five in Turkey and two abroad The last award Kemal received was the Bj rnson Prize given by the Norwegian Academy of Literature and Freedom of Expression Bj rnson Academy on November 9, 2013 Ya ar Kemal died in stanbul on February 28, 2015.

    363 thoughts on “Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana”

    1. Ne diyeyim? Acayip bir başlangıç 'Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana'. Neden bir mihenk taşı olarak görüldüğünü, okumaya başladığınızdan itibaren anlıyorsunuz.Post-modern romanların okumanın yoğunluğu nedeniyle, geleneksel anlatıcılığa uzak kalmışım. Biraz zorlanmadım desem yalan olur. Özellikle Vasili'nin ruhsal düğümleri ve çözümleri, bazı yerlerde ağır aksak topallamama sebep oldu. Aynı şekilde adanın öyküsüne daha hızlı tanık olmak istedim, bu da [...]


    2. ilk ve son üçte biri inanılmaz sürükleyici. arada farklı bir düzene geçiyor. vasili'nin kedisiyle geçirdiği zamanlara mı eriyeyim, savaşa dair o detaylı, insanın kanını donduran anlatılara mı üzüleyim, mübadillere, yezidilere mi üzüleyim; şaşırdım. "kafkas insanları tanrılara bile başkaldırmışlardı. başkaldırmayı unutunca da köleleşmişler, dünyanın dört yanına dağılmışlardı. işte böylece hanları da köhne bir kasabada nüfus memurluğu yapıyor [...]


    3. Diller iki yüzlü değildir. Dillerin karanlık duvarları yoktur. Kimi diller sonradan taşlaşmış, katılaşmış, sıcaklığını yitirmiştir. Arapça bile katılaşmış bir dildir. Kürtçede ben, o dağlarda, dilin erişilmez sıcaklığını, insan yüreğinin ışığını, apaydınlık sevgisini buldum


    4. youtu/ACwXAUYp6VYBunlar şeytana, güneşe, toprağa, ateşe tapıyorlarmış. O şeytan ki allaha başkaldırmış. Kim gördü şeytanı? Allahın huzuruna kim gitti ? Bir yandan bakarsan, yezidiler haklı. Vareden ve yaratan ki topraktır, güneştir, sudur, havadır. Yezidiler günde üç kere, bir sabah gün doğarken, bir kez de öğleyin, güneş tepedeyken, bir de gün batarken yönlerini güneşe dönerler, dualarını okurlar. Yüzyıllardır bu insanlar öldürüldüler, o kadar sürg [...]


    5. " bu öldürme makinası insanoğlu, şu yeryüzünde önüne ne gelirse, kim çıkarsa öldürüyor, havada uçan kuşu, denizde yüzen balığı, öldürecek hiçbir şey bulamazsa kendini öldürüyor."


    6. Uzun zamandır okumayı planladığım ama fırsatını bulamadığım bir kitaptı bu. Binboğalar Efsanesi'ni okuduğumdan beri Yaşar Kemal'in yeri bende ayrıdır. Anadolu'yu, Anadolu insanını anlatan belki tonlarca kitap vardır ancak hiçbiri bana Yaşar Kemal'in kitaplarındaki gibi canlı, renkli ve içten gelmedi şimdiye kadar. O yüzden büyük bir heyecanla aldım kitabı elime ve elimden geldiğince uzatmaya çalıştım okuma süremi bitmesin diye. Kitabın konusundan bahsedecek [...]


    7. Orjinal İnce Memed'den ( YKY 1. cilt) sonra Y. Kemal'in yazdığı romanların çoğundan o romandan aldığım tadı alamıyorum. Bu eserinde de öyle oldu. Kitabın ilk çeyreğinde mübadilleri anlatan, son çeyreğinde ise Yezidileri (ezidi) anlatan bölümler çok etkileyici, tam Yaşar Kemal'ce yazılmış. Ortadaki bölümler sık tekrarlarla okuma ritmini düşürüyor. Yaşar Kemal'i eleştirmek haddim değil biliyorum, sadece okuduğumda aklımdan geçenleri, düşündüklerimi aktard [...]


    8. Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana,hem adından etkilendiğim ve birden alıp okuduğum kitaptı.Aslında Yaşar Kemal'den okuduğum ilk kitap oldu.Daha önce herkesin elinde İnce Memed kitabını görüp ilk onu okumak istemiştim ama genel olarak bu kitap güzel bir başlangıç oldu benim için.Zira cennet adanın büyülü hikayesiyle cehenneme dönmüş olan Sarıkamış'ın kanlı hikayesi birleşince ortaya etkileyici bir kitap çıkıyor.Şimdi gelelim kitap hakkındaki görüşlerime.Kita [...]


    9. Gecikmiş bir hayalin ilkini gerçekleştirdim.Dilimi ne kadar sevdiğimi hatırladım. Zaten Yaşar Kemal hakkında ne yorum yapılabilir ki, ancak teşekkür edilebilir. Teşekkürler üstat.


    10. Yaşar Kemal'in Bir Ada Hikayesi dörtlemesinin ilk üç kitabını 2002 yılında okumuştum. Aslında başlangıçta üçleme olarak planlanan hikaye, ikinci kitabın sayfa sayısı yüzünden ikiye ayrılmasıyla bir dörtleme olmuştur. Serinin son kitabını ise tam 11 yıldır beklemekteydim. Aradan geçen bunca yıldan sonra son kitabı alıp hemen okumaya kıyamadım. Olanı biteni gözden geçirip, tekrar hatırlamak için kitapları yeniden okumaya karar verdim. Zannedersem dört kitab [...]


    11. Savaş bitti. Belki daha sürüyor mu diyorsun? Bunlar savaşı bu akılla bitiremezler, bu insanlar, kendilerini yaratıkların en akıllısı sanıyorlar, bu yaratıkların en acınası yaratığı, yaratıklar içinde kendinin en ahmak yaratık olduğunu bilmeyecek kadar ahmak, kendi canına, tekmil yaratıkların canına kıyan, bu yaratıkların en kötüsü yaratık Bu korkunç yaratık yine savaş çıkaracak ormanları yakacak, yüzlerce binlerce yıldır yaptığı şehirleri yıkacak K [...]


    12. Serinin ilk kitabıydı ve müthiş bir başlangıçtı. Poyraz Musa'nın adadaki yaşamı ve geriye dönüşler, destanlarHarikuladeydiBir Ada Hikayesi dörtlüsü, savaşlardan, kırımlardan, sürgünlerden arta kalan insanların, Yunanistan’a gönderilen Rumların boşalttığı bir adada yeni bir yaşam kurma çabalarını konu alır. Umut romanın baş kahramanıdır.Lozan’da alınan mübadele kararıyla, Rumlar Yunanistan’a gönderilmiş ve savaşlarda yerini yurdunu yitirmiş insan [...]


    13. La solitudine, la devastazione e l'orrore della guerra, la speranza, il rapporto salvifico dell'uomo con la natura e con i suoi simili, in un mondo sofferente in cui gli uomini, alla fine, si scoprono fratelli nel loro percorso doloroso attraverso la vita; il tutto raccontato con uno stile che a tratti ricorda le Mille e una notte. Dolceamaro, straziante e poetico, questo libro ha acceso in me una forte curiosità sulla storia e la cultura di una regione di cui, ammetto con vergogna, finora sape [...]


    14. Diğer kitaplarında olduğu gibi Yaşar Kemal sizi batısından doğusuna bir Türkiye turuna çıkarıyor ve bu toprağın tüm insanlarıyla tanıştırıyor. Mubadele ile Yunanistan'a gönderdiğimiz Rum vatandaşlarımızla başlayıp, Çanakkalede, Dumlupınar'da ve Sarıkamış'ta anlatılmaz çileler yaşamış insanlarımızın acılarına tanıklık ettiriyor. Her metrekaresi kan ile sulanmış bu topraklardan daha fazla acı çekilmiş bir toprak parçası belki de yoktur cümle alemd [...]


    15. Kitabı uzun süre önce okudum, tavsiye niteliği de olması için bu notu yayınlıyorum. Kitabı okuduktan sonra kişisel günlüğüme şu notu düşmüşüm: "Bunca yıldır okurum, niçin Yaşar Kemal’e 30 yaşında başlamışım hiç bilemiyorum. Dili, anlatım zenginliği harikulade. Ara vermeye hiç gerek yok, serinin ikinci kitabı ile hikayeye devam!"


    16. Insan isterse her Sabah gun atimiyla birlikte yeniden dogabilir,kirlerinden,acilarindan,yaralarindan arinabilirmis .taptaki bu soz beni cok etkilemisti ve Yezidilerin yillar boyunca cektigi acilari bu kitabin bir bolumunde anlatilmis tabin 2. bolumunu cok mereak ediyorum .


    17. Bir Ada Hikayesi dörtlemesinin ilki Yıllardır kitaplıkta duran, araya giren binbir türlü kitaptan elime alıp başlayamadığım seri. Savaşın ne kadar acımasız ve katı, mübadeleninse ne kadar adaletsiz ve sancılı olduğunu okuduğunuz her sayfada hissediyorsunuz. Kuzey Ege'de bir ada, doğudan gelip kendini buraya atarak sürgün olmak zorunda kalmış istiklal madalyalı genç bir gazi ile mübadele nedeniyle adasını, yurdunu terk edemeyen bir Anadolu Rum'unun iç çatışmalar [...]


    18. Usta kalemin bu ada hikayeleri yapıtını daha önce neden okumamaşım hiç bir fikrim yok,öyle kalmış bu başlama isteğişın bir o kadar kirli kalıntılarını saracak derecede merhem olan Poyraz Musa’nın Vasiliyle karşılamasına kadar betimlemelere doya doya çevirdiğim sayfaları ve sonlarına doğru karşılaşmasına delicesine sevinerek okuduğum bir tecrübe oldu benim için yüreğimize tercüman olan barışseverliğin ,savaş acımasız izlerini dibine kadar savunan kalem [...]


    19. Tolstoyvari bir gözlem gücü, şahin gibi, baktığı her nesnenin içindeki hikayeyi gören ve yazabilen eşsiz bir kalem Yaşar Kemal. Bir ada hikayesi dörtlemesinin diğer kitaplarını derhal temin edeceğim



    20. partenariat blog-o-book (Canel)challenge défi des 1000 pagesPrésentation de l'éditeur :La petite population grecque de l'Ile-Fourmi - sorte de paradis miniature sur terre - vit en bonne intelligence avec les villages turcs de la côte. Mais nous sommes en 1923, et le traité de Lausanne prévoit un gigantesque échange des populations pour mettre fin à la guerre. Le roman de Yachar Kemal débute au moment où la nouvelle de l'exil forcé éclate sur l'île, comme partout en Asie Mineure, où [...]


    21. Üstadın meşhur dörtlemesinin pek iyi olmayan, tekrara düşen, -küfür olmayacaksa- bazı bazı ilkokul seviyesinde cümlelerle bezeli mukaddimesi. Vasili sayfalar boyunca sadece bal yiyip balık tutuyor. Lâkin Mübadele'yi, Sarıkamış'ı, Urfa'yı, Antep'i, Yezidiler'i ve biraz da Çanakkale'yi muhayyilemizin en ücralarına nakşediyor. Yani sevmedim demekten kendimi men ederim ama yer yer bayağı sıkıldığım, ipin ucunu kaçırdığım doğrudur.


    22. Annem seriyi o kadar övmüştü ki, yıllardır okuyayım diyordum da bir türlü fırsat bulamıyordum. Sonunda bu şerefe nail oldum, mutluyum. İnce Memet'ten yıllar sonra okuduğum için Yaşar Kemal'in diline yabancı kalmışım. İtiraf etmeliyim ki, başlardaki betimlemelerde çok sıkıldım. Ancak sonlara geldiğimde sayfaları daha hızlı çevirmeye başladığımı farkettim. Sırada serinin diğer kitapları var elbette. Tavsiye ederim. =)


    23. Sayfalarca betimleme bir çiçek içindi, hayatımda okuduğum en mükemmel hikâyelerden biri. Bu seriyi özel olarak basmalılar farklı tasarımlarla.






    24. 318 sayfanın bazıları deniz, bazıları kan, bazıları balık, bazıları at, bazıları çiçek ve meyve, bazıları leş ve ceset kokuyor… İnanmazsan oku da kokla!



    Leave a Comment

    Your email address will not be published. Required fields are marked *